Burj El Arab ve Yelken Otel

81.3 Kilodan 38 Bedene Yolculuk

Herkese Merhaba,

Yeni yazı serisinde aldığımız kiloları verirken size yardımcı olacak, kendi üzerimde ve birebir koçluk seanslarımda kullandığım bilgileri sizlerle paylaşacağım.

Son 7 ayda ben birazcık kilo aldım:) Aslında 7 ay öncesinde de biraz fazlam vardı. Üzerine bu kiloları almak bonus oldu.

Dışarıdan görünen sebebi, Dubai`ye taşınma sonrası restaurant keşifleri, efendime söyleyeyim, burada düzenlenen kahvaltılar, barbeküler, brunch lar, misafirler…Yani kilo almamın dışarıdan görünen sebebi, inanç sistemime aykırı bir şekilde çok yiyor olmamdı…Benim inanç sistemime göre, son 7 ayda yediklerimi bu porsiyonlarda ve sıklıkta yersem KILO ALIRIM 🙂

Her yiyen kilo alıyor mu? Hayır…Maalesef her yiyen almıyor 🙂

 

Atlantis Palm Island                                                                           Atlantis Otel, Palm Adasi, Dubai

Mesela, Almanya`dayken Almanca kursunda bir kız vardı..Sabah kahvaltısında pizza dilimi yerdi…Sadece bir sabahtan bahsetmiyorum, haftanın birkaç günü standart kahvaltısı pizza dilimiydi. Ve kızın inanılmaz fit ve seksi bir fiziği vardı…

Hatta bir ara: ” acaba kahvaltıda pizza yemek mi lazım?” diye düşünmedim değil ahahah

Benim inancıma göre ” kahvaltıda çok karbonhidrat yersen, kilo alırsın”

O nedenle, ben yesem kesin kilo alırdım…O kız, ismi Debby idi, belli ki başka bir inanç sistemine sahip…Sabahları bol karbonhidratla beslenmesine rağmen kilo almıyordu.

Siz, kilo aldıysanız, belli ki siz de kendi inanç sisteminize aykırı bir şeyler yapmışsınız..

Isterseniz bu inançlarınızı değiştirebilirsiniz, çünkü inanç sadece tekrar edilmiş, kanıtlarla desteklenmiş düşüncedir.

Eskiden

“ananas çok şekerlidir, kilo aldırır”

diye düşünürken, bu inancınızı ” yapılan yeni bir araştırmaya göre” diye başlayan bir yazıyı okuyup

” ananas, kilo verdirir, çok faydalıdır” olarak değiştirebilirsiniz.

Isterseniz de bu inançlarınızla uyumlu yaşarsınız. Yani,

“Kilo vermek için yediklerime dikkat etmem lazım” gibi bir inancınız varsa, yediklerinize dikkat edersiniz.

“Kilo vermek için spor yapmak lazım “derseniz, sporu yapar, kiloyu verirsiniz.

“Makarna yemek bana kilo aldırıyor” veya “su içsem yarıyor”” diye inanıyorsanız, bunları yaptığınızda, beyin sizin verdiğiniz komutu dinleyerek kilo almanıza yardım edecektir.

Konuyla ilgili daha önce yazdığım yazıyı buradan ve buradan okuyabilirsiniz.

Ben burada anlattığım yolculuğumda, bana kolay geldiği için, yeme düzenimi değiştirmeye karar verdim. Diyet ve spor yapmadan kilo vermek mümkün mü? Kesinlikle mümkün…Sadece benim inanç sistemim ile durduğum yerde, en kolay yöntem, diyet olduğu için onu seçtim. Siz istediğiniz yöntemi seçebilirsiniz.

Son 7 ayda inanç sistemime aykırı olduğu halde, bol bol yedim…Afiyet oldu..Hani derler ya yediğin içtiğin senin olsun, sen bize gördüklerini anlat…

İşte bana kilo aldıracak kadar yememin arkasında başka bir sebep vardı..

Yeni bir ülkeye taşınmak gibi yeni ve başlangıçta belirsiz bir durumda karşıma çıkan duygularla yüzleşmektense, onları görmezden gelmek, örtbas etmek için yemeğe saldırdım 🙂

Bir diğer adıyla duygusal yeme (emotional eating). Yemek yemek beni kısa süreli olarak hissetmek ve yüzleşmek istemediğim duygulardan uzaklaştırıyordu. Stresle başa yıkma yolları Ders 1:)

Bir süre sonra da, o büyüklükteki porsiyonlarda yemek yemek, benim yeni alışkanlığım oldu. Canım hiç istemese de kendimi havuçlu kek yerken buldum…Evde dolaşırken kendimi buzdolabını açmış melül melül bakarken yakaladım…Kendime güldüm tabii..Çok saçmaydı..Buzdolabını açmış bakıyorum ama oraya yürüdüğümü hatırlamıyorum..

Hani ayakkabınızın bağlarını bağlamak için eğilir ama nasıl bağladığınızı hatırlamazsınız? İşte onun gibi bir şey..Buzdolabının kapağını ya da abur cubur çekmecesini açıp oradan bir şeyler alıp yemek, benim için otomatik olmuştu.

Özetle son 7 ayda birazcık kilo aldım:) Altındaki sebebi de biliyor üzerinde çalışıyorum…

Siz de size kilo aldırdığını düşündüğünüz dışarıdaki ve içerideki sebeplere bu şekilde göz atabilirsiniz. Bulduğunuz sebepleri aşağıdaki yorum kutusuna veya ben@hayatimicokseviyorum.com`a gönderebilirsiniz.

Bir yandan kilo alırken, diğer yandan kilo vermek isteği de içimde yükseliyordu tabii:) Çünkü, kontrast bir durumda bulunduğumuzda, ne istediğimiz daha da netleşir.

Karnımız açken, yemek isteriz…Yorgunken, dinlenmek isteriz…Hastayken, iyileşmek isteriz..İlişkimiz yokken, ilişkimiz olsun isteriz..

Yani içinde bulunduğum dombili halim, bana ne istediğime dair net sinyaller göndermede yardım ediyordu.

Geçen hafta Istanbul`daydım (bilmeyenler için su an Dubai`de yaşıyorum). Biz Istanbul`a gittiğimiz zaman, evde bayram menüsü hazır bekler bizi..Nefis zeytinyağlı dolmalar, komşunun gönderdiği el açması börekler…Ek olarak bir de Istanbul`da özlediğimiz diğer lezzetler derken, sanki aylardır yemiyormuşum gibi üzerine biraz daha fazla fazla yedim 🙂

Öğrencilerimde de çok sık gördüğüm önemli bir noktanın altını çizmek istiyorum. Kilo alma sürecinde kendini yerden yere vurmak…İşte ben bunu yapmadım. Kıtlıktan çıkmış gibi yerken çok fazla kendime kızmadım.

Ara ara tabii “yine fazla fazla yiyorum” diye düşündüğüm oldu ama gün içindeki baskın modum” neyse bir şekilde istediğim ideal kiloya zaten gelirim” idi.

Yani en önemli nokta, su an kendinizi tutamıyor, yiyor veya inanç sisteminize aykırı bir şeyler yaparak kilo alıyorsanız, kendinizi “eyvah kilo alıyorum, üff ne biçim şiştim, göbeğe bak, koca toto” gibi şeyler söyleyerek sıkıntıya sokmayın.

Ara sıra o negatif moda girmenizde bir sakınca yok. Ben de girdim. Ama bunu süreklilik haline getirmeye de gerek yok.

Benim için umut olduğu gibi sizin için de umut var. Hem zaten stresten kaçmak için yemek yiyen ben, bir de kilo alıyorum diye kendimi strese soksaydım, tabii ki daha fazla yiyecektim:)) Ironik değil mi? Rahatlayın…Bu hayatımızın sadece bir dönemi…Konuya detaylı olarak daha sonraki bölümlerde gireceğim.

Neyse, nasıl kilo aldığımı zaten az çok kendi hikayelerinizden de tahmin ediyorsunuzdur. Gelelim bugüne..

Son 10 günde 81.3 kilodan 75.8 kiloya indim…Hem de uçarak, bana çok kolay gelen bir şekilde..Peki ne oldu da bir gün önce Istanbul`dan Dubai`ye gelmek için havalanında bir tost yedikten sonra, uçağa binmeden Simit Dünyası`na uğrayıp bir portakallı kurabiye, bir zeytinli açma ve bir peynirli sandviç alan ben, bu olayın ertesi günü kendimi bambaşka bir dünyada bulmuştum? 🙂

Bir sonraki bölümde bu konuya değineceğim.

Bu arada sorularınız ve yorumlarınızı aşağıdaki yorum kutusuna veya ben@hayatimicokseviyorum.com `a gönderebilirsiniz.

Yazdığım yazıları kaçırmamak için, yan taraftaki kutuya isminizi ve e-posta adresinizi bırakabilir veya ben@hayatimicokseviyorum.com adresine boş bir e-posta gönderebilirsiniz.

One thought on “81.3 Kilodan 38 Bedene Yolculuk

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir