wp5

Kendimle Konuşmalar

Bugün kendimize söylediğimiz hikayelerden bahsedelim. Bu hikayeler nereden çıkıyor, nerede doğuyor ona bi bakalım.

Diyelim ki 5-6 yaslarınızda annenizle babanızı hararetle tartışırken gördünüz ve biliyorsunuz ki annenizle babanız evli.

“Hmmm..Annemle babam tartışıyor hatta kavga ediyor. Demek ki evliliklerde kavga gürültü olur. Evlenmek güzel bir şey değil o zaman…”

veya başka bir kişi aynı senaryo karşısında

 “Annemle babam kavga ediyor. Demek ki evliliklerde bazen tartışma olması doğal “
 
diyebilir. Başka birisi:

“Ne diye kavga ediyorlar anlamıyorum. Sakinleşip konuşsalar ya..”

diyebilir.

Seçenekler sonsuz.

Burada en önemli nokta, olay aynı olay, yorumlama, bakış acısı farklı ve hangi bakış acısına karar vereceğimizin kontrolü bizde.

Karar verdiğimiz şey her ne ise, zihnimizde bir parça bu hikayeyi bize hatırlatmakla görevli.

Aradan yıllar geçip mutsuz olduğunu düşündüğünüz bir evlilik gördüğünüzde,

“e tabii canım, evlilikler hep böyle zaten. Bak bilmem kimin evliliği de aynı şekilde”

derken kendinizi yakalamanız şaşırtıcı olmaz.

Inandığınız şey her neyse, onun dışında var olan seçenekleri zihnimiz bize göstermez…Algıda seçicilik..Diyelim ki inandığımız şeyin tersi bir şeyle karşılaştık. Mesela mutlu bir evlilik geldi karşımıza. O zaman ona bir kılıf mutlaka uydururuz

Şimdi böyleler ama sen beş sene sonra gör
Böyle göründüklerine bakma, eminim kapılar arkasında çok tartışıyorlardır
Vardır mutlaka bir sıkıntılarııı

gibi gibi..

Ve diyelim ki bir ilişkinin içindesiniz..Bu sefer de sürekli problem, tartışma yaşamak ilişkinin doğal hali oluverir.

“İlişkide problem olması kötüdür” demiyorum aman dikkat.

Problem olur, çözümle birlikte ilişkiye yepyeni bir dinamik getirir. 2 sene önceki sen ile şimdiki sen bir çok konuda farklı olacaktır. Önceki haftalarda yazdığım “ben artık pizza sevmiyorum, makarna seviyorum” durumu gibi. Her dışarı çıktığınızda pizza yiyorsanız ve partneriniz yine pizza yemek isterken siz artık makarna istiyorsanız, al sana mis gibi problem. 🙂 Sırf partneriniz üzülmesin diye istemeye istemeye pizza yerseniz daha da büyük problem 🙂 Çünkü kendiniz olmaya izin vermediniz 🙂 Bu konuya daha sonra detaylı gireriz.

Etrafımızda gördüğümüz olayların bizim için ne anlama geldiğine karar vermek hayatımızın her alanında geçerli bu durum. İnandığımız her şeye biz karar verdik.

Belki annemizden duyduk “ aa evet doğru dedik”
Belki tv`de eski Türk filmlerini izlerken “zengin olan hep mutsuz, kötü, fakir olan hep iyi insan” dedik..Paranın kötü olduğuna inanmayı seçtik
Ilkokulda öğretmen arkadaşımı benden daha çok sevdi, insanlar beni sevmez
Yolda karşılaştığımızda beni görmezden geldi, beni hiç umursamıyor
Ise geç kaldım, kesin patron çok kızacak
Öyle davranınca çok aptal göründüm
Annemler beni sadece başarı olduğumda sever sevilmek için çok çalışıp başarmam lazım

Hikayeler sonsuz..Ortak hikayelerimiz de var..Sonradan kendi uydurduğumuz hikayeler de..

Kendimizle yaptığımız bu konuşmalar aslında evrenle yaptığımız konuşmalar. Evrenle iletişimimiz düşünceler ve bu düşünceler sonunda oluşturduğumuz duyguların titreşimi aracılığıyla oluyor…Parayı düşündüğünüzde paranın varlığını düşünüyorsanız, hissediyorsanız, bu size daha çok parayı otomatik davet ediyor.

Parayı düşünürken, ah keşke daha çok olsa derken, ne kadar paranız olmadığını düşünüyorsanız, o zaman yokluk alanından yayın yapıyorsunuz. Evren de ona göre teslimat yapıyor.

Hikayenizi değiştirmenin ilk adımı, onu fark etmek..

Sizin kendinize söylediğiniz ne hikayeler var?
Böyle bir şeyler oldu ve hayatim ondan sonra çok değişti
Ah şu olmasaydı hayatım çok başka olurdu dediğiniz?
 
Bu e-postaya cevap vererek ya da ben@hayatimicokseviyorum.com `a göndererek paylaşabilirsiniz.

Kendinize keyifli hikayeler söylediğiniz bir hafta olsuuun,

Hayat bana güzel
Yaşasın bahar geldiiii
Çok sağlıklı çok huzurluyuuuum

Sevgiler,

Hatice

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir