1m7zhi3

Daha Iyi Hep Daha Iyi ama Nasıl?

Bugün biraz yeterli hissetmek üzerine konuşmak istiyorum.

Konu ile ilgili bende “işte bu” duygusu yaratıp bakış açımı tamamen değiştiren bir örnek var:

Bol karlı Almanya günlerinden biri..Esra ile yaptığımız seanslardan birinde, yeterlilik konusu gündemde. Hatırladığım kadarıyla şu örneği vermişti.

Yogi Bhajan, Kundalini Yoga`nın Hindistan`dan çıkıp Amerika üzerinden tüm dünyaya yayılmasını sağlayan kişi ve aynı zamanda Esra`nın da hocasıydı. Kendisi bir süre önce rahmetli oldu. Bu bilgiyi neden verdim bilmiyorum. Merak etmeyin yoga, ruhsal yolculuk vs üzerine konuşmayacağım. Yoga`nın kendisi ve/veya Yogi Bhajan  ismi sizi rahatsız ediyorsa Osman abi diye düşünün 🙂

Osman abi, Amerika`ya ilk geldiğinde, bir öğrenci ile çalışıyor ve o kişinin Kundalini Yoga öğrenmesine yardımcı oluyor. Tüm bildiklerini ona aktariyor ve sonra bu kişi yoluna kundalini yoga öğretmek üzere devam ediyor. Bundan sonra Osman abi kendi kendine dönüp diyor ki:

İşte bu noktada Esra bana soruyor.

“Evet Hatice. Sence Yogi Bjahan bir kişiye kundalini yoga öğrettikten sonra ne hissediyor? Sen olsan ne hissederdin? “

Benim “yetmez, 3 olsun, 3 de yetmez 5 olsun” diyen canım egom tabii ki aynen şöyle diyor:

“Eğer bahsi geçen yoga hocası, Hindistan dışında 1 kişinin Kundalini Yoga öğrenmesine yardımcı olabildiyse, daha da çok kişinin öğrenmesine de yardım edebilir!!”

Benim cevabım sonrası bir sessizlik..

Arkasından Esra gayet nazik bir şekilde söyle açıklıyor:

“Yogi Bhajan daha farklı düşünmüş. Demiş ki: 1 kişiye kundalini yoga ile ilgili bildiklerimi öğrettim ve görevim tamamlandı. 1 kişi yeterli “

Sessizlik devam ediyor..Tabi benim tarafımda 🙂

Rahmetli amcamizin durduğu yer, kendi içinde hissettiği şey ” yeteri kadar öğrettim, tamam” olduğu için, her geçen gün bu duyguyu tekrar tekrar deneyimlemesini sağlayacak şeyler yaşamaya devam etmiş. Peki neymiş bu? Kundalini Yogayi öğretmek…Bugün Hindistan dışında tüm dünyaya yayılmış bir yoga ekolü..

Eğer 1 kişiye öğrettikten sonra “daha sadece bir kişiye öğrettim, yetmez daha çok kişiye öğretmem lazım ” diyor olsaydı, o zaman durduğu yer ya da olduğu kişi, “öğretmiş” olan kişi değil, “öğretmek isteyen kişi” olurdu. Belki yine pek çok kişiye öğretirdi, ama kendini yetersiz hissetmeye devam ederdi.

Ve “yeterli” olması için kendisine koyduğu hedef 1 kişi. Şaka gibi insan hiç olmazsa 100 filan der diyor benim o zamanki ego..İşin ilginç yanı, bu hedefi herkes kendisine kendi koyuyor..

Yani ben olsam kesin 100 derdim..100 olana kadar da “henüz yeterli kişiye öğretemedim” diye söylenirdim. Muhtemelen 100 kişiye ulaşamazdım, hadi zorlaya zorlaya kendimi her gün yetersiz hissede hissede ulaştım diyelim, bu sefer de bir bahane bulur, 100 ü de beğenmez, “biz onu 200 yapalım” derdim. Günün sonunda yetersiz hissetmeye devam ederdim. O zaman da kaç kişiye öğrettiğimin zaten anlamı olmazdı.

Işimizde başarılı olmak için, iyi bir eş olmak için, iyi anne-baba olmak için gerekli kriterleri de biz kendimiz belirliyoruz.

Eğer bugünden kendimizi yeterli, başarılı, varlıklı hissedersek, yarına da bu duyguları ekiyoruz demektir. Bizim bugünkü frekansimiz ne ise, yarına o frekansı aktariyoruz. Bir nev`i yarına mektup yazıyor gibi düşünün.

Böyle bakınca, çıtayı yükseltmek adına saçma sapan hedefler koyup onlara uzaktan bakmak kulağa ne komik geliyor değil mi?

Satış yapmışsın ama yok daha olmamış, bütçenin çok altındasın

Oysa “yaptığı satışın varlığına” odaklansa, satış yapan kişi olacak ve yarına daha çok satış yapacak 🙂 Önce olmak istediğin kişi ol, yapma kısmı zaten kendiliğinden olur..Karışma evrenin işine..

Özetle, yarın ne yaşamak istiyorsanız, bugün kendinize sanki o istediğiniz şey olmuş gibi hissettirin.

Kilolar bir gitse demek yerine “oh be hafiflemeye başladım” diyin

“Daha çok para kazanmak istiyorum “yerine “gelirim ne güzel de artıyor ohhhh” diyin, sadece demeyin hissedin..

Değişiminize inanmayacaksınız..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir