18-720x320

İnsanlar Neden Böyle Davranıyor?

Wayne Dyer, Amerika`daki kişisel gelişim uzmanlarından biri. Belki kitaplarına denk gelmişsinizdir. Türkçe`leri de mevcut.

Bugünkü konumuzu onun aşağıdaki sözünden esinlenerek hazırladım.

İnsanların sana nasıl davrandığı kendi karmalarıdır, onlara nasıl karşılık verdiğin ise senin~Wayne Dyer

How people treat you is their karma; how you react is yours ~ Wayne Dyer

Her birimizin farklı inançları, farklı doğruları var..Ve verdiğimiz tepkilerde de bu inançları, değerleri dikkate alıyoruz.

Başka insanların bize ne söylediği, nasıl davrandığı aslında o kadar da bizimle ilgili değil..Fakat söylenenleri, yapılanları nasıl algıladığımız ise tamamen bizim dünyamızı oluşturuyor. Hani herkesin seçim hakkı var diyoruz ya, işte o hak, tam da burada..

Bir şeyin bizim için ne anlama geldiğine karar vermekte

Şimdi aklıma Don Miguel Ruiz`in 4 anlaşmasından biri olan ” hiçbir şeyi kişisel algılama “ madde geldi.

Aslında önemli olan sen, senin hakında ve karşındaki hakkında ne düşünüyorsun..

Yani önemli olan senin yorumun, senin algılama şeklin..Sen, onun senin hakkında ne düşündüğünü düşünüyorsun? 🙂

Her şey senin hakkında değil…Fakat algıladığın her şey, senin hakkında 😉

Önceki yıllarda yeni tanıştığım, çok iyi anlaştığımızı düşündüğüm birisi bir anda e-postalarıma cevap vermemeye başladı. Konuşmalarımız böyle bıçakla kesilmiş gibi bitti..

O zamanki ben, bunu biraz kişisel algıladı.Bir süre buna pek çok yorum yaptım.

  • Beni önemsemiyor
  • Saygısızlık
  • Ne ayıp şey
  • Bir şey olduysa da bunu söylesin ama e-postaya cevap yazmamak da ne oluyor?

gibi düşünceler aklımda fink atıyordu..Bu yetmiyormuş gibi ben de bu düşüncelere inanıyordum. Haklı olduğumu kendime tekrar göstermeye çalışıyordum :))

Sonra, adım adım çalışarak konuyu bir kenara bıraktım ve kendimi “belki cevap yazmaması benle hiiiç ilgili değildir” olasılığına açtım..Hayatıma devam ettim…

Sonradan öğrendim ki, o dönem eşi ile problemlerinin olduğu bir dönemmiş ve bir sene içinde de boşandılar.

Bana o zaman neden söylemedi nasıl bir moddaydı hiçbir fikrim yok..Bu durum e-postalarıma cevap vermemesini doğru bir hareketmiş gibi gösterir de demiyorum…

Sadece hikayenin onun tarafını bilmiyorum, bilmem de gerekmiyor. O yüzden bu durumu kişisel algılamama hiç gerek yok. Onun hikayesini bilmesem de kendi hikayemi biliyorum. Ve benim hikayem

“e-postalara cevap yazmaması benle hiiiiç de alakalı değil”

Biri hoş olmayan bir yorum yapıyorsa seninle, işinle, eşinle, çocuğunla ilgili..Bu elbette hoş bir durum değil, fakat bu yorumların senin için ne anlama geldiğine sen karar vereceksin.

Derken Mevlana`nın çok güzel bir sözü geldi.

“Uğraşma boşuna. Seni ancak gördükleri ve duydukları kadar anlayacaklar. Gördükleri, ancak kendi anladıkları kadarı olacak”

ve

“İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme, duydukları senin sesin, fakat akıllarından geçirdikleri kendi düşünceleridir”

Kişisel algıladığımızda karşımıza çıkan bir diğer problem ise, başkalarını değiştirmeye ve kontrol etmeye çalışmak oluyor…

“Öyle yapmasın, şöyle yapsın ki ben kendimi iyi hissedeyim, ancak şöyle davranırsa kendimi iyi hissederim, kişisel algılamam”

Ne kadar imkansız bir şey oysa ki? Birisi değişmek isterse, bunu ancak kendi içinden geldiğinde yapabilir…

Hem o zaman herkesin yanında başka biri olmamız gerekirdi öyle değil mi? Ofisteki Özlem`in yanında onun beni görmek istediği gibi olayım, Demet`in yanında da o nasıl isterse öyle 🙂

Diyelim ki şu an başkalarının düşüncelerini çok önemsediğiniz bir alandasınız. O zaman ne yapacaksınız?

Her zaman olduğu gibi ilk adım, kendimizi başkalarının düşüncelerini kabul ederken yakalamak..Fark etmek..Ve bunu fark ettiğimizde, kendimize kızıp

“hayatimicokseviyorum.com da okumuştum hala aynı şeyi yapıyorum of” :))

demektense, bunu eski bir alışkanlık olarak görmek..Eski bir inanç..Ve artık işimize yaramayan bu alışkanlıktan vazgeçmek için kendimize zaman tanımak…

Söz konusu inançlar olduğunda, alışkanlıklardan hemen kurtulmak istiyoruz. Bu konuya ayrıca değineceğim 😉

Soru ve yorumlarınızı aşağıdaki kutuya bırakabilirsiniz.

Bu bülteni size çok sevdiğiniz bir arkadaşınız ilettiyse, bültenin direk sizin e-posta adresinize gelmesi için hayatimicokseviyorum@gmail.com adresine boş bir e-posta göndermeniz yeterli..

Güzel bir hafta sonu diliyorum her birinize 😉

Sevgiler,

Hatice

Not: Bu yazı hakkında herkes benim düşünmenizi istediğim şeyleri düşünsün lütfen :)) Ah ne güzeldi, cook faydalandım çok işime yaradı filan gibi :))) Şaka şaka, gönlünüzden ne geçiyorsa onu düşünün…Her zaman 😉

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir