kalp720x320

Zihindeki Kelebek

Bir yerlerde okuduğunuz, dinlediğiniz, izlediğiniz şey her ne olursa olsun, hiçbiri kendi deneyiminizin yerini tutmaz.

Size, X yerde yediğim salatanın sosunun ne kadar güzel olduğunu, sosundaki bileşenleri anlatsam, yine gidip orada yemenizin yerini tutmaz..Birebir deneyimlemek başka bir şeydir.

Önce zihninizde varlığını deneyimlediğiniz bir şeyi, fiziksel dünyanızda mutlaka deneyimleyeceğinizi okumuşsanız ama bunu bir şekilde denemediyseniz, gerçek olduğuna tam anlamıyla inanmazsınız.

Önceki gün,bu konuda düşünürken aklıma basit ve çok etkili bir egzersiz geldi. Kendi kendime dedim ki en güzeli bu konuyu bir bültende yazayım ki hayatımızda var olan şeylerin sorumluluğunu almamıza yardımcı olsun.

“Bu da nereden çıktı” diyip “ühü ühü yazık bana ” dediğimiz her şeyin, aslında deneyim olarak önce zihnimizde var olduğunu fark etmemize yardımcı olsun.

Ve sizlere kelebek egzersizinden bahsetmeye karar verdim…Hemen kısaca egzersizi anlatayım:

Gözlerimizi kapatıyoruz..Zihnimizde bir kelebek hayal ediyoruz. Rengiyle, kanatlarıyla, büyüklüğüyle tam bir resim çiziyoruz. Zihnimizde canlandirdiğimiz bu kelebeği, her gün birkaç dakika, 21 gün boyunca sanki varmış gibi görmeye devam ediyoruz.

Kelebeği gözümüzle görüp sanki varmış gibi hissedip ondan sonra da konuyu tamamen unuttuğumuzda, fiziksel olarak, o an için en uygun olduğu formda o kelebeği hayatımıza davet ederiz.

İlkbahar mevsiminde değiliz..Aylardan ekim…Dolayısıyla benim inanç sistemime göre, bu mevsimde pek kelebek olmaz. Evet, Dubai`de yaşıyorum. Burada mevsimler biraz farklı. Yaz, sıcak yaz ve en sıcak yaz olmak üzere 3 ayrı mevsim yaşıyoruz 🙂 Yine de şöyle bir düşünüyorum da bir seneyi aşkın zamandır oturduğumuz bu evde ben daha önce kelebek görmedim.

Yeşillik alanlarda gördüğüm olmuştu. Dubai`de kocaman çok güzel bir park var. Safa Park. New York`taki Central Park`tan esinlenip yapmışlar. Orada rengarenk kuşları, renkli renkli kelebekleri görmek mümkün. Fakat, benim oturduğum bölge, o parka oldukça uzak. Havada gördüğüm şeyler kuşlar, mevsime göre sivrisinek ve küçük sineklerle sınırlı.

Ta ki düne kadar..

Dün salonda otururken, bir baktım evin içine kelebek girmiş. Kelebek egzersizini düşündüğüm o an aklıma hiç gelmedi.

Kendi kendime “Bu kelebek de nereden çıktı? Evde hiç kelebek görmemiştim? ” dediğimi hatırlıyorum…Fazla önemsemedim, çıkar gider dedim..Balkon kapısını da açık bıraktım..

Bu sabah, tam çalışma masamın yanında yerde, aşağıdaki resimde gördüğünüz kelebeği gördüm. olmuştu. Fakat kelebeği yerde görür görmez aklımda şimşek çaktı. Evet, zihnimde düşündüğüm o kelebek hemen karşıma çıkmıştı. Kelebek konusunu düşündüğümü unutmuştum bile. Aslında unutmuş olmam, kelebeği görme sürecimi hızlandırdı. Çünkü, kelebeği görüp görmemiş olmaya hiçbir bağımlılığım yoktu.

720x320kelebek

Henüz egzersizin kendisini tam anlamıyla yapmamıştım bile.

Zihnimde gördüğüm, önce zihnimde deneyimlediğim her şeyin hayatımda gerçek olacağından artık o kadar eminim ki, kelebek konusunu birkaç kez düşünmek hemen hayatımda belirmesine neden oldu.

Çünkü her kelebek dediğimde, gözümün önüne kelebek gelmişti..Su an masmavi bir deniz düşünsem mi desem zaten çoktan o masmavi denizi düşünmüş oluyorum 🙂

Aynı şey, hayatımızdaki her konu için geçerli. Sadece bazı konular, bizim için çok fazla şey ifade ediyor. istediğimiz şeyin gerçekleşmesini, pek çok başka noktaya bağlıyoruz. Olmasını mümkün veya mümkün değil diye kategorize ediyoruz.

Evren açısından bir tabak yaratmakla bir bina yaratmak arasında bir fark yok.

Fakat, bizim algimiz birinin daha zor olacağı yönünde olduğu için, hayatımızda da o şekilde deneyimliyoruz.

Patron her zaman biziz. Eğer kilo vermek için çok çabalamak, aç kalmak, iyice motive olup kan ter içinde kalmak gerektiğine inanıyorsanız, elbette fiziksel deneyiminiz böyle olacak..

Iş yerinizde yükselmeniz için, daha kırk fırın ekmek yemeniz gerektiğine inanıyorsanız, önce kırk fırın ekmek yersiniz. Ondan sonra yükselirsiniz..

Şimdi, bu yazdıklarımdan “önce zihninizde görün, sonra ertesi gün hemen kelebeği göreceksiniz diye bir sonuç çıkarmayın. Tabii hemen görmeniz de mümkün. Sadece görmezseniz “aa olmuyor” işte diye düşünmeyin.

Çünkü, zihnimde kısa süre düşündüğüm ve fiziksel deneyimde görüp görmeme konusunda hiçbir bağımlılığımın olmadığı bir kelebeği bu kadar hızlı yaratmak harika gibi görünse de istemediğim negatif şeylere kısa süre odaklandığımda da hayatımda var olmalarına neden oluyor 🙂 Her zaman değil, ama çoğu zaman 🙂 Yani düşündüklerime biraz daha dikkat etsem fena olmaz 🙂

Eğer ” Sevgili Hatice, kelebek zaten var, görmüş olman gayet normal ” diyorsanız zihninizde görmek için başka bir şey seçin.

Tavşan mesela..Her gün birkaç dakika gözlerinizi kapatın. Bembeyaz bir tavşan görün..Yumuşacık..Sanki gözünüzün önünde gibi..Sonra konuyu bırakın gitsin. Stres yapmayın…Rahat olun..

O an için, sizin hayatınızda olabilecek en uygun formunda tavşan hayatınızda olacak…Belki bir resimde tavşan göreceksiniz, belki bir t-shirt üzerinde, belki bir oyuncak ya da televizyonda…Hangi formda geleceğini yargılamayın..Hazır olun..Tavşan veya kelebeğiniz geliyor..

Şimdi okuduklarınızın, söylediklerimin hiçbirine inanmayın..Deneyin..Kendiniz görün..

Sevgiler, Hatice

3 thoughts on “Zihindeki Kelebek

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir